Sabahattin Ali Seti 4 Kitap Yakamoz Yayınevi

%
68
İNDİRİM
9916164288035
%
68
İndirim
40.00 TL
12.90 TL
156 adet stokta Hızlı Gönderi!
Ödeme Bilgisi
Kredi kartı peşin yada taksitli, banka havalesi ve kapıda nakit ödeme ile satın alabilirsiniz.
Kargo Bilgisi
Kapıda Ödeme
Ürün Açıklaması
Sabahattin Ali Seti 4 Kitap Yakamoz Yayınevi

Sırça Köşk

Ölümünden bir yıl önce, 1947 yılında basılan “Sırça Köşk”, Sabahattin Ali’nin toplumu tüm gerçekliğiyle yansıtan öykü ve masallarından oluşmaktadır. Bu kitabı okurken Anadolu insanının yaşamını en ince detaylarıyla öğrenecek, toplumsal sorunlara Sabahattin Ali’nin kaleminden dökülen duru ve akıcı cümleler arasından bakacaksınız.
“Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”
“Gözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlardı. Açık denizleri, etrafında duvar olmayan, uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip

Kuyucaklı Yusuf

Yusuf, anne babası köyü basan eşkıyalar tarafından öldürüldüğünde ufak bir çocuktu. Olay yerini incelemeye giden Kaymakam Salahattin Bey, tanık olduğu cinayete rağmen ciddiyetini koruyan bu ufak çocuktan çok etkilenmişti. Ne Yusuf ne de Salahattin Bey, o gün hayatlarının tamamen ve geri dönülmez bir şekilde değişeceğinden haberdardı.
Kendini bir anda bambaşka bir hayatın içinde bulan Yusuf, yıllarını kendi kimliğini arayarak ve biricik aşkını koruyarak geçirmek zorunda kalacaktı.
Sabahattin Ali’nin ilk eseri “Kuyucaklı Yusuf”, içinde yaşadığı tüm yıkımlara rağmen dimdik ayakta duran bir adamın hikayesi.
“Hayat, birbirinden ayırdıklarını, kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yan yana bırakmıyordu. Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.”
“Hayatlarının beraberliği dünyanın en tabii, en kendiliğinden anlaşılır, en basit bir işi olduğu için, birbirlerine söyleyecek uzun boylu lafları da yoktu.”

İçimizdeki Şeytan

Ömer, hayatının iplerini henüz eline alamamış, bir tanıdığının aracılığıyla postanede çalışmakta olan bir gençtir. Arkadaşıyla yaptığı vapur yolculuğunda Macide ile karşılaşması, hayatını dönüşü olmayan bir şekilde farklı bir yola sokar. Birbirlerini tam olarak tanıyamadan evlenen iki gencin sevgilerine şüphe yoktur ancak farklı dünyaların insanları olduklarını anlamaları uzun sürmez.
Sabahattin Ali’nin detaylı psikolojik çözümlemeler sunduğu bu roman, içimizdeki kötülüklerle yüzleşmemizi sağlayan tahlilleri önümüze seriyor.
“Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş... Ne aradığımızı bilmeden aramak...”
“Kim bilir... Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak tekrar karşılaşırız ve belki gülüşerek birbirimize ellerimizi uzatırız...”

Kürk Mantolu Madonna

Raif Efendi, 20’li yaşlarının başında babasının isteği üzerine Berlin’e eğitim almaya gitmiş, içine kapanık, melankolik bir adamdır. Sanata olan ilgisi sebebiyle bir sanat galerisindeki resim sergisine gider ve orada gördüğü bir kadın tablosundan fazlasıyla etkilenir. Tabloya olan hayranlığı öyle bir seviyeye gelir ki her gün o tabloyu görmek için oraya gider. Ve sonunda tablonun sahibiyle tanışma şansına erişir. Maria Puder, Raif Efendi’nin hayatına silinemeyecek izler bırakacaktır.
Sabahattin Ali’nin en çok beğenilen eserlerinden biri olan bu ölümsüz aşk hikayesi “Kürk Mantolu Madonna” şüphesiz ki edebiyatımızda bir başyapıttır.
“Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin. Bunu sonuna kadar götüremediysen, kabahat senin değil... Bana hakikaten yaşamak imkanını verdiğin birkaç ay için sana teşekkür ederim. Böyle birkaç ay, birkaç ömür kıymetinde değil midir?”
“Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırırsan gelirim...” dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamadım. O da bir an durdu ve ilave etti: “Nereye çağırırsan gelirim!”
Marka:
Yakamoz Yayınları
Yazar:
Sabahattin Ali
Sayfa:
912 Sayfa
Kağıt:
2.Hamur Kağıt
Boyut:
13.50x19.50 cm