İnkilap Kitabevi - Dostlar Beni Hatırlasın - Aşık Veysel - 100 Temel Eser Ortaöğretim


Dostlar Beni Hatırlasın - Aşık Veysel - 100 Temel Eser Ortaöğretim - İnkilap Kitabevi

Büyük resmi göster

*****

9789751017215
19.00 TL
14.90 TL
4.10 TL (%22 İndirimli)
2
  • Hızlı Gönderi; sipariş verilmesini müteakip
    gün içerisinde bu üründen kargoya teslim
    edilebileceğimiz ürün sayısıdır.
  • Havale, EFT, Posta Çeki, Kapıda Ödeme ile
    verilen siparişler ( kontrolleri zaman aldığı için )
    Hızlı Gönderi
    sisteminden yararlanamayabilir !
15 Puan
126 Adet

 
Ürün Açıklaması
Teslimat Bilgisi
Ödeme Seçenekleri
Tavsiye Et
Ürün Görüşleri
İnkilap Kitabevi - Dostlar Beni Hatırlasın - Aşık Veysel - 100 Temel Eser Ortaöğretim

 

Aşık Veysel, halkça düşünüp konuşuyor. İşte yeni Türk şairlerinin, çok başka yollardan gelip halk şiiriyle ve Veysel ile buluştukları nokta da budur. Hem halktan hem kendinden olma; hem düpedüz Türkçe hem de kendince konuşma; kaybolmadan kaynaşma, çokluğa katılma. Ondan alınacak ders, sanatına tertemiz bir gönül ve bir ömür vermesi, içinde ve dışında olup biteni açık gözlerden daha iyi bilmesi, Sivrialan Köyü'nden dünyaya açılması, halktan, haktan, iyiden ve güzelden yana, işinin ehli ve sözünün eri olması, insanlıkla şairliği ayırmaması...

ŞİİR

DOSTLAR BENİ HATIRLASIN
Dostlar Beni Hatırlasın

 

Âşık Veysel ŞATIROĞLU (1894-1973)

 

 

Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Veysel’in doğduğu sıralar, çiçek hastalığı Sivas yöresinde etkisini çok şiddetli gösteriyordu. Çiçek yüzünden Veysel’den önce, iki kız kardeşi yaşamlarını yitirmişti.


1901’de yedi yaşına girdiği sıralarda Sivas’ta çiçek salgını yeniden yaygınlaştı ve o da yakalandı bu hastalığa. Sağ gözünün görme şansı vardı ve ışığı seçebiliyordu bu gözüyle o sıralar. Ne var ki, yakasını bırakmayan olumsuzluklar Veysel’in diğer gözünün de kör olmasına sebep oldu.


Emlek yöresi olarak adlandırılan Sivas’ın âşığı ve ozanı bol diyarında, Veysel’in babası da şiire meraklı ve tekkeyle içli-dışlı birisiydi. Veysel’in üzüntüsünü az da olsa unutması için bir saz aldı ve halk ozanlarından şiirler okuyup, ezberletir oğluna. İlk saz derslerini babasının arkadaşı olan Divriği’nin köylerinden Çamışıhlı Ali Ağa’dan (Âşık Alâ) aldı ve kendini de iyice saza verdi; usta malı şiirlerden çalıp söylemeye başladı.


Aşık Veysel’in hayatında ikinci önemli değişiklik seferberlikte başladı. Kardeşi Ali ve arkadaşları harp için cephelere gidince, arkadaşsızlık ve kardeş acısı, sefalet, onu umutsuzluğa sürükledi ve yalnızlığı daha derinden hissetmeye başladı.


Veysel’in annesi ve babası seferberlik sonlarına doğru “belki biz ölürüz ve kardeşi Veysel’e bakamaz” düşüncesiyle Veysel’i akrabalarından Esma adında bir kızla evlendirdiler ve Esma’dan bir kız, bir oğlu oldu Veysel’in. Oğlan çocuğunun daha on günlükken ölümüyle hayata küsen Veysel, bundan sonra 24 Şubat 1921’de annesi, ondan 18 ay sonra da babasının ölümüyle iyice yıkıldı.


Ağabeysi Ali’nin bir kız çocuğu daha olunca çocuklara ve işlere bakması için bir hizmetkâr tuttular. Bu hizmetkar ileride Veysel’in bağrında açılacak başka yaranın da sebebi olacaktır. Bir gün Veysel hasta yatarken, kardeşi Ali de keven toplamakta iken, Veysel’in ilk eşi olan Esma’yı kandırarak kaçırdı. Veysel’in acılı yaşamına bir acı daha eklendi böylece.


Karısı bir başına bırakıp gittiğinde Veysel’in kucağında henüz altı aylık kızı vardı. İki yıl yaşadıktan sonra o da hayata gözlerini yumdu.

 

Veysel’in köyünden ilk ayrılışı şöyledir: Zara’nın Barzan Baleni köyünden Kasım adında birisi Veysel’i köyüne götürerek iki üç ay beraber yaşadılar. Kendisini Adana’ya göndermeyen Deli Süleyman, Sivas’lı Kalaycı Hüseyin, Veysel’e yol arkadaşlığı ettiler. Dönüşte Veysel, Hafik’in Yalıncak köyüne ve Zara’nın Girit köyüne uğrayarak 9 liraya güzel bir saz aldı; Sivas’tan Sivrialan’a dönerken arkadaşları bir “üç kağıtçı” grubuna yakalanarak bütün paralarını kaybettiler. Arkadaşları Veysel’in 9 lirasını da alarak kumara verdiler. Veysel bu hadiseden bir müddet sonra Hafik’in Karayaprak köyünden Gülizar adlı bir kadınla evlendi.”


Kara Toprak

Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır.
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır.


Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne faydalandım
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yarim kara topraktır.


Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile dövmeyince kıt verdi
Benim sadık yarim kara topraktır.


Ademden bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyva yetirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yarim kara topraktır.


Karnın yardım kazma ile bel ile
Yüzün yırttım tırnak ile el ile
Yine beni karşıladı gül ile
Benim sadık yarim kara topraktır.


İşkence yaptıkça bana gülerdi
Bunda yalan yoktur herkesler gördü
Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Benim sadık yarim kara topraktır.


Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sadık yarim kara topraktır.


Dileğin var ise Allah'tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
Benim sadık yarim kara topraktır.


Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul Allah'a
Hak'kın hazinesi gizli toprakta
Benim sadık yarim kara topraktır.


Bütün kusurlarım toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sadık yarim kara topraktır.


Herkim olursa bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sadık yarim kara topraktır.


 
1931 yılında Sivas Lisesi edebiyat öğretmeni olan Ahmet Kutsi Tecer ve arkadaşları “Halk Şairlerini Koruma Derneği”ni kurdular. Ve 5 Aralık 1931 tarihinde de üç gün süren Halk Şairleri Bayramı’nı düzenlediler. Böylece Veysel’in yaşamında önemli bir dönüm noktası işlemeye başladı.


1933’e kadar usta ozanlarından şiirlerinden çalıp söyledi. Cumhuriyet’in 10. yıldönümünde Ahmet Kutsi Tecer’in direktifleriyle bütün halk ozanları Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk üzerine şiirler yazdılar. Bunlar arasında Veysel’in de vardı şiirleri. Veysel’in gün ışığına çıkan ilk şiiri böylece “Atatürk’tür Türkiye’nin ihyası”... dizesiyle başlayan şiir oldu. Bu şiirin gün yüzüne çıkışı, Veysel’in de köyünden dışarıya çıkması anlamına geliyordu.


O zaman Sivrialan’ın bağlı olduğu Ağacakışla nahiyesi müdürü Ali Rıza Bey, Veysel’in bu destanını çok beğeniyor, “Ankara’ya gönderelim” diye istiyordu. Veysel de “Ata’ya ben giderim” diye arkadaşı İbrahim ile yürüyerek yola düştüler ve Ankara’ya gittiler. Veysel Ankara’da konuksever tanıdıkların evlerinde kırkbeş gün misafir kaldı. Destanı Atatürk’e getirmek hevesiyle geldiğini söylüyorsa da destanı Atatürk’e okumak kısmet olmadı. Ancak, Hakimiyet-i Milliye (Ulus) basımevinde destanı gazeteye verildi ve destan gazetede üç gün boyunca yayınlandı. Bundan sonra da bütün yurdu dolaşmaya, dolaştığı yerlerde çalıp-söylemeye başladı.


Köy Enstitüleri’nin kurulmasıyla birlikte, yine Ahmet Kutsi Tecer’in katkılarıyla, sırasıyla Arifiye, Hasanoğlan, Çifteler, Kastamonu, Yıldızeli ve Akpınar Köy Enstitüleri’nde saz öğretmenliği yaptı. Öğretmenlik yaptığı bu okullarda Türkiye’nin kültür yaşamına damgasını vurmuş birçok aydın sanatçıyla tanışma olanağı buldu. 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, özel bir kanunla Âşık Veysel’e, “Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü” 500 lira aylık bağlandı.


21 Mart 1973 günü, sabaha karşı saat 3.30’da doğduğu köy olan Sivrialan’da, şimdi adına müze olarak düzenlenen evde yaşama gözlerini yumdu.

 

978-975-10-1721-5
Aşık Veysel
135 x 195 mm
İthal Kağıt
244 Sayfa
-

 

TOPTAN ALIMLAR İÇİN TALEBİNİZİ BURADAN İLETEBİLİRSİNİZ
Yazar:
Ekleme Tarihi: 22.01.2009, 22:07:43

*****


Yorum Yap

*
*
*

Resimde gördüğünüz karakterleri boşluğa giriniz.

  Tekrarçiz

Karakterler: 

  
*
  
  
*

Resimde gördüğünüz karakterleri boşluğa giriniz.

  Tekrarçiz

Karakterler: 


1. Kredi Karti ile Tek Ödeme
Visa / Master ile 14.90 TL

2. Havale / EFT ile Ödeme
Havale / EFT ile 14.90 TL

Banka Hesap Numaraları


3. Posta Çeki ile Ödeme
Posta Çeki ile 14.90 TL Hesap No: 962 35 87 - Erdoğan Kitap Dağıtım Paz.

4. Kapıda Ödemeli
Toplam Sipariş Bedeli + Kargo Bedeli ve +4TL Tahsilat Bedeli Uygulanmaktadır.


6. Kredi Kartı Taksitli Ödeme
Taksit Adedi
   2  Taksit
   3  Taksit
   4  Taksit
   5  Taksit
   6  Taksit
   7  Taksit
   8  Taksit
   9  Taksit
   10  Taksit
   11  Taksit
   12  Taksit
Taksit Tutarı Toplam
7.45 TL 14.90 TL
4.97 TL 14.90 TL
3.95 TL 15.79 TL
3.19 TL 15.94 TL
2.68 TL 16.09 TL
2.32 TL 16.24 TL
2.05 TL 16.39 TL
1.85 TL 16.69 TL
1.68 TL 16.84 TL
1.54 TL 16.99 TL
1.43 TL 17.14 TL


 

Siparişlerin gönderim süreci, kredi kartı güvenlik kontrolünün tamamlanması veya havale/eft ödemelerinin onaylanması ile başlar. Gün içinde saat 18:00 ve sonrasında verilen siparişler bir sonraki iş gününde işleme alınır, nadiren 18:00'a kadar verilen siparişler aynı gün işleme alınabilmektedir.


Ortalama gönderim süresi ürün gruplarına göre değişmektedir. Genel olarak ürünler ortalama "0 - 3" iş günü içerisinde kargo firmasına teslim edilmektedir, nadiren tedarik sürecine bağlı olarak kısa süreli gecikmekler yaşanabilir. Bu durumda size e-posta yada telefon ile bilgi verilir.


Gönderi süreci; başarılı olarak kredi kartı ile yapılan ödemelerde direk işleme alınır, havale/eft ile ödemelerde ise; yaptığınız alışverişin gönderilmesi için önce havalenin bize ulaşması gerekir, siparişiniz havale işlemi onaylandıktan sonra kargoya verilir.


Kapıda ödemeli gönderimlerde genel Kargo bedeli ve + 4TL Tahsilat bedeli alınmaktadır, gönderimler için telefon ile onay alınmaktadır. (0212) 515 05 55


Siparişinizin adrese teslim süresi, siparişinizdeki diğer ürünlerin kargoya verilme süresine ve teslimat adresinize göre değişkenlik gösterebilir. Kargo firmaları pazar ve resmi tatil günlerinde teslimat yapmadığı için söz konusu günlerde verdiğiniz siparişler bir sonraki iş gününde kargoya teslim edilir.

 


Yükleniyor...