İnkilap Kitabevi - İnkılap Kitabevi - Reşat Nuri Güntekin - Anadolu Notları - Gençler için Türk Klasikleri - 100 Temel Eser Ortaöğretim


Anadolu Notları - Reşat Nuri Gültekin - Gençler için Türk Klasikleri - 100 Temel Eser Ortaöğretim - İnkilap Kitabevi

Büyük resmi göster

*****

9789751018632
8.50 TL
6.50 TL
2.00 TL (%24 İndirimli)
1
  • Hızlı Gönderi; sipariş verilmesini müteakip
    gün içerisinde bu üründen kargoya teslim
    edilebileceğimiz ürün sayısıdır.
  • Havale, EFT, Posta Çeki, Kapıda Ödeme ile
    verilen siparişler ( kontrolleri zaman aldığı için )
    Hızlı Gönderi
    sisteminden yararlanamayabilir !
7 Puan
94 Adet

 
Ürün Açıklaması
Teslimat Bilgisi
Ödeme Seçenekleri
Tavsiye Et
Ürün Görüşleri
İnkilap Kitabevi - İnkılap Kitabevi - Reşat Nuri Güntekin - Anadolu Notları - Gençler için Türk Klasikleri - 100 Temel Eser Ortaöğretim

 

Bazen tenha bir istasyonda saatlerce tren, bazen güneşle beraber uyumuş bir küçük kasabanın otelinde uyku beklerim. Fazla bir yağmur, yahut kar fırtınası beni bir iki gün bir köye hapsederse, arayıp soranım bulunmaz. Gün olur ki bomboş bir ovanın ortasında otomobil bozulur; şoför yoldan geçen kamyonlardan pompa, tel, meşin ve lastik parçaları tedarik edip makine veya tekerleğini tamir edinceye kadar etrafta dolaşırım; yahut eski taşbasması Muhammediyelerdeki cennet bağı resimlerini andıran cılız bir ağacın altında otururum. Bu saatlerde vakit öldürmek için icat ettiğim çarelerden biri de elime geçen bir kağıt parçasına yollarda gördüğüm öteberiyi karmakarışık not etmektir.

 


GEZİ

ANADOLU NOTLARI
Reşat Nuri GÜNTEKİN ve Anadolu Notları

 

Reşat Nuri GÜLTEKİN

 

 

Yaşamı

Çağdaş Türk edebiyatının oluşumunun öncülerinden olan Reşat Nuri Güntekin, roman, öykü ve oyunlarında toplumun farklı kesimlerinin sorunlarını dile getirmiş; yapıtlarıyla geniş kitlelere ulaşabilmiş biridir  Yarattığı etkileyici duyarlık evreniyle; toplumun moral değerlerinin gelişmesinde, yetişmekte olan yeni kuşakların duygu ve düşünce dünyalarının zenginleşmesinde yönlendirici olmuştur 
Reşat Nuri, 25 Kasım 1889'da İstanbul'da doğdu  Babası askeri doktor Nuri Bey'dir  İlköğrenimini Çanakkale İptidai Mektebi'nde yaptı  Çanakkale İdadisi'nde bir buçuk yıl okuduktan sonra, bir süre İzmir Frere' ler Okulu'na devam etti  Buradan tasdikname ile ayrıldı, sınavla girdiği İstanbul Darülfünun (Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi'nde yükseköğrenimini tamamladı (1912)  Bursa Sultanisi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı (1913)  İstanbul Vefa ve Erenköy liselerindeki müdürlüğü sonrası (1916-1919); Kabataş, Galatasaray, İstanbul Erkek liseleriyle; Çamlıca ve Erenköy Kız liselerinde Türkçe, edebiyat, felsefe, eğitbilim, Fransızca dersleri okuttu (1919-1931)  Milli Eğitim müfettişi oldu (1931-39)  Bir dönem Çanakkale milletvekili seçildi (1939-43)  Milli Eğitim başmüfettişliği (1947); Paris Kültür Ateşeliği ve öğrenci müfettişliği görevlerinde bulundu (1950)  Ateşeliği sırasında, UNESCO'da Türkiye temsilciliği yaptı  Emekli olduktan sonra (1954), İstanbul Şehir Tiyatroları’nda edebi kurul üyeliğine getirildi  Kanser tedavisi için Londra'ya gitti  7 Aralık 1956'da burada öldü  Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü 

Yazın yaşamı
Edebiyata ilgisi çocuk yaşlarda başladı  Bu ilginin ilk adımını babasının kütüphanesinde atar  O, bunu, bir söyleşisinde şöyle dile getirir: "Bir asker doktoru olan, birkaç parça kap kacak ve bir iki yatak dengi ile, kedi yavrusunu taşır gibi, bizi vilayetten vilayete sürükleyen çok genç babamın nasıl bir kütüphanesi olabilirdi? Bu benim için bir muammadır  Fakat vardı, Şehrin kitapçısı Köse Hoca denen bir adamcağızı günün birinde yakalayıp sürgüne gönderdikleri zaman da galiba Çanakkale'nin tek kütüphanesi kalmıştı  Çünkü o zaman, kitabı olmak adet değildi  Evlerin binde birinde babadan kalma bir Fuzuli divanına, yahut yaprakları kopmuş bir Mehcure'ye, bir Çinlinin Çindeki Mihnetleri gibi bir romana rastlanırsa ne mutlu!


Babam için bana yine muamma kalmış bir ikinci şey de bu kütüphanenin pek rast gele bir kütüphane olmamasıydı "*


Okuma çabası, onu, ileride yazmanın kıyısına getirir  Yazın yaşamına girmesi Birinci Dünya Savaşı sonlarına rastlar  İlk yazısını, uzun bir öykü olan "Eski Ahbap" Diken dergisinde yayınlandı (1917)  Zaman Gazetesi'nde "Temaşa Haftaları" başlıklı tiyatro eleştirileri ve tanıtma yazıları yazdı (1918-19)  Yine bu yıllarda Şair (1918-19), Nedim (1919), Büyük Mecmua (1919), İnci (1919) gibi dergilerde; Diken mizah dergisinde (1919) ve Dersaadet gazetesinde (1920) kendi adıyla ve Hayrettin Rüştü, Mehmet Ferit gibi takma adlarla öyküler, piyesler yayınladı  Bu yazılarıyla tanındı  İlk romanı "Harabelerin Çiçeği, Cemil Nimet takma adıyla Zaman gazetesinde tefrika edildi (1918)  İlk oyunu Hakiki Kahraman, Hayrettin Rüştü takma adıyla yayımlandı (1919)  Gizli El romanı, Dersaadet gazetesinde kendi adıyla tefrika edildi (1920)  Yine bu yıllarda yazdığı Hançer (1920), Eski Rüya (1921), taş parçası (1923) oyunları Darülbedayi' de (İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda) oynandı .


İstanbul Kızı adlı dört perdelik oyununu Çalıkuşu adıyla romana çevirdi  Kurtuluş Savaşı sonlarında, Vakit gazetesinde tefrika edilen (1922) bu romanı, ona asıl ününü sağladı  Geniş bir okur kitlesi karşısında ilgi buldu .


Mizah ve magazin dergilerindeki yazılarında "Yıldızböceği", "Ateşböceği", Ağustos Böceği gibi takma adlar kullandı  Cumhuriyet' in kuruluş yıllarında Mahmut Yesari ile birlikte Kelebek adlı bir mizah dergisi çıkardı (1923-24)  Milli Eğitim başmüfettişliğine atandığı yıl ise Memleket gazetesini çıkardı (1947)  Roman, öykü, tiyatro, eleştiri ve gezi yazılarının yanı sıra çeviriler yaptı  Yapıtlarının bir kısmı Rusça, Bulgarca, Kazakça, Litvanca, Azerice, Özbekçe, Estonca, Gürcüce, Letonca, Tacikçe gibi yabancı dillere çevrildi


Romancılığının özellikleri

Reşat Nuri, Milli Edebiyat akımıyla başlayan, halka ve onun gerçeklerine yönelişin Anadolu'ya uzanan ilk başarılı temsilcisi sayılır  Roman türündeki ilk yapıtlarını "Mütareke" devrinde verdi (1919-1922)  Gözlemci gerçekçi tavrı, sevecen bakış açısı, yöneldiği sorunları yansıtmada etkili bir duyarlık evreni oluşturdu  Onun bu özelliği, bireyselle toplumsalı iç içe işlediği yapıtlarının en belirgin öğesi sayıldı 


İlk romanı Harabelerin Çiçeği, zaman gazetesinde tefrika edildi (1918)  Bunu Dersaadet'te Gizli El izledi (1920)  Bu iki çalışmasından sonra, bir oyunundan romana dönüştürdüğü Çalıkuşu ona büyük ün sağladı  Kurtuluş Savaşı yıllarında, geniş bir kesim tarafından ilgiyle karşılandı  Aşk kırgını Feride' nin, bir kaçış içinde Anadolu'ya öğretmenliğe gitmesi ve kendini, geri kalmış Anadolu'nun yoksul yörelerinde, bu göreve adaması romanın başlıca temasını oluşturur  Roman, Feride ile sevgilisi kamuran'ın duygusal ilişkisinin mutlu birliğiyle sonlanır  Reşat Nuri, Kurtuluş Savaşı Anadolusunun değişik yörelerini (Bursa, Çanakkale, İzmir, Kuşadası), "insanları" ve "gelenekleriyle" ele alarak "okuyucuya yeni bir ufuk" açmıştır  Nabizade Nazım'ın Karabibik'i (1890) ve Ebubekir Hazım Tepeyran'ın Küçük Paşa'sıyla (1910) ilk kez İstanbul dışına açılan Türk edebiyatının, cumhuriyet dönemine geçiş evresindeki önemli bir ilk adımıdır Çalıkuşu  Reşat Nuri'nin, Anadolu insanının bir takım toplumsal gerçeklerini yansıtmadaki yöneliminin ilk örneğidir hem  Bu, romancılığının daha sonraki çizgisinin de ilk nüvesini oluşturur  Romanın diğer bir özelliği de, Türk edebiyatında gerçekçi yönelimin yol açıcılığını yapmasıdır Romanın duygusal örgüsü içinde dönemin bir takım toplumsal sorunlarına değinilmesi ve Feride'nin kişiliğinde idealist bir tipin çizilmesi "halkı etkilemiş, ülkücü bir kuşağın yetişmesine kılavuzluk etmiştir"  Reşat Nuri, bu romanıyla, Türk edebiyatında, Ahmet Mithat'tan sonra, geniş bir okur kitlesinin kazanılmasında etkili olmuştur 


Romancılığının bu ilk dönemi kapsamına giren Dudaktan Kalbe (1923), Akşam Güneşi (1926) ve Bir Kadın Düşmanı (1927) yapıtlarında; bireylerin duygusal ilişkilerinin mutsuzlukla sonlanan serüvenlerini, toplumsal bir konum içindeki sorunlarla yansıtıldığı görülür 


Anadolu insanının yoksulluğu, bilgisizliği, güç yaşam koşullarındaki bağlanışlarının yanı sıra batılılaşma özentisi içindeki insanlarının gerçekliği, yiten değer yargılar ve kuşaklar arası çatışma   Romancılığının ikinci evresinde, toplumsal sorunları ele alan yapıtlarının başlıca temalarını oluşturur  Bu yöneliminin ilk romanı Yeşil Gece (1928), 1908-1923 yılları arasında, Anadolu'daki medrese öğreniminin önemi ve -Şahin Efendi' nin kişiliğinde- yenilik yanlılarıyla, batılılaşma karşısındaki softalar arasındaki savaşım anlatılır  İstanbul'da Somuncuoğlu Medresesi'ndeki dört yıllık eğitimi sonrası, inançlarını yitirerek ayrılan Şahin, Öğretmen Okulu'na girer  Öğretmen çıkınca da, kendi isteğiyle Sarıova'ya gider  31 Mart Olayı (13 Nisan 1909) ardına  İstanbul dışında boy gösteren softalarını etkili olduğu bu kasabada onlarla olan mücadelesi romanın başlıca temasını oluşturur  Reşat Nuri, bir yandan gericiliğin boy verdiği, etkili olduğu toplumsal ortamı; diğer yandan da yeniyi, gelişmekte olanı belirli bir tez çerçevesinde yansıtır 


Ahlak kurallarına bağlılığı yüzünden işinden olan Ali Rıza bey'in, ailesinin "modern yaşama" istemleriyle çatışan değer yargıların yıkılışı; bu yitenler ve değişenlerle birlikte, ekonomik yoksunluklar içinde çözülüp yıkılan bir aile  Yaprak Dökümü'nün trajik yapısını oluşturur  Reşat Nuri, iki kuşak arasındaki çatışmayla birlikte, değişen koşullarla yiten ve varolan gerçekliklerin eski yaşam biçimleriyle yeni yaşantılarda yer edişini yansıtmaktadır 


Cumhuriyet' in kuruluşuyla gelen yenileşme hareketlerinin belirli yaşam kesitlerindeki yansısını, geçiş dönemi insanlarının yaşantılarından kesitlerle sunduğu Eski Hastalık (1935) Cumhuriyet 'in ilk yıllarının gerçekliğini yansıtması bakımından önem kazanır.
Tarihsel ve toplumsal yanı ağır basan Miskinler Tekesi (1946), onun yazınsal gerçekçiliğinin en başarılı örneği olarak nitelendirilmektedir  Konusunun özgünlüğü, anlatımındaki yetkinlik ve getirdiği toplumsal eleştirel öz romanın önemli özelliklerini oluşturur  Romanın örgüsündeki sevecen bakışın "insanlardaki değişim gücüne inanışı" romanı başarılı kılan bir başka özellik olarak belirir.


Romanlarının diğer bir bölümünün başlıca konusu ise sınıflar arası karşıtlıklar ( Kızılcık Dalları, son Sığınak)  Meşrutiyet Öncesi istibdat yılları (Gökyüzü, Damga, Ateş Gecesi, Harabelerin Çiçeği); duygusal ilişkiler (Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi); mutsuz evlilikler (Eski Hastalık, Acımak) oluşturur  Reşat Nuri, romanlarında kişilerin duygusal ilişkileriyle döneminin toplumsal sorunlarını bir arada yansıtır  Romancılığının ikinci evresinde toplumsal özün öne geçtiği, bir "amaç durumuna geldiği" görülür  Anadolu'nun gere kalmışlığı karşısında yüksünmeden çalışan, ülkenin yenileşme hareketine katılarak güçlükler ve engellerle mücadele eden değişik çevre ve mesleklerden 'ideal' kişiler (öğretmen, doktor, mühendis, memur   ) romanlarının başlıca 'tip'leridir  Çalıkuşu'nda Feride ile çizilen kadın tipi, o güne kadar Türk romanında işlene gelen tiplemeyi aşarak daha canlı, daha mücadeleci bir tip olarak belirir  Bu aydın kişiliklerin yanı sıra toplumun diğer kesimlerinden (işçi, köylü, kentli, esnaf, asker, yönetici   ) insanlar romanlarının anlatılan "çevre ve tarih koşulları içinde" yaşayan başlıca tip ve karakterlerini oluştururlar  Tek boyutludur kişileri, iyi-kötü ikilemleriyle geliştirir kişilikleri


Sanatı

Günlük konuşma dilini başarılı ve etkili kullanmasıyla bu kişilikleri canlı kılabilmektedir  Yoğunca kullandığı diyaloglarla sağlam bir anlatım birliği kurar  Olay çoğunlukla kahramanın ağzından ve geriye dönüşlerle verilir (Gizli El, Kavak Yelleri, Damga, Ateş Gecesi, Kan Davası, Akşam Güneşi, Harabelerin Çiçeği, Gökyüzü)  Bu anlatın biçemi, ona göre, bir yazar için gerekli ve zorunludur: "Ben, kahramanlarımdan birini alıp onun ağzından anlatmayı daha kolay bulurum  Hem bu suretle vakalar dağılmaz  Vakayı anlatan kahraman vahdeti muhafaza eder  Sonra, bunun bir iyiliği daha vardır, romana mesuliyetin mühim bir kısmını üstünden silkip atmış olur  Ekseriya bir romancının yaptığı bir tasvir okuyucuya soğuk gelebilir, çok defa okuyucular, romancının bir adamı anlatışını beğenmeyebilir  İşte roman kahramanının ağzından anlatırsanız mesuliyetin bir kısmı sizden ziyade kahramanın görüşüdür "


Bazı romanlarında ise, (Değirmen, Yaprak Dökümü, Bir Kadın Düşmanı, Son Sığınak) "vaka bir olayla başlayıp ileriye doğru" gelişir  Çalıkuşu ve Acımak günlük; Bir Kadın Düşmanı mektup biçeminde yazılmıştır.


Birol Emil, onun romancılığını değerlendirirken, çok okunan yanına değinerek, bunun nedenini şöyle açımlar: "Küçük dereceli memurdan devlet ve hükümet başkanına, lise öğrencisi -hatta o devirde ilkokul mezunu ve ilkokul öğretmeninden üniversite profesörüne kadar Türkiye'de okuma-yazma bilen farklı sosyal gurupların ve kültür tabakalarının roman okuyucusu sıfatıyla üzerinde birleştikleri tek romancımız Reşat Nuri Güntekin dir  Bu mesut birleşmenin Türk kültür tarihi ve Türk roman sosyolojisi bakımından derin bir manası vardır  Bu mana asırlık bir kültür ve cemiyet meselesinin çözümü demektir  Yüz elli yıldır batılılaştıkça bir kültür yabancılaşmasına uğrayan Türk aydını karşısında Türk halkının kapıldığı çekingenlik ve içe kapanma bugün de ortadan kalkmış değildir  Ancak büyük fikir ve edebiyat adamları bu ikiliğe son verebilirdi  Reşat Nuri kendi sahasında buna muvaffak olabilen tek Türk romancısıdır "**


Öykücülüğü

Reşat Nuri, ilk öykü kitabını romanlarından önce yayımlar  Verimli olduğu romancılığının ve tiyatro yazarlığının yanında, öykücülüğünü etkili ve sürekli kılmaz  Ömer Seyfettin'le yeni bir kişilik kazanan Türk öykücülüğünün Refik Halit Karay'la Anadolu'ya açılan yönelimin süreğinde ürünler verir  Yer yer Anadolu insanının sorunlarına değinmekle birlikte, öykülerinin başlıca temasının evlilik ve sorunları, sevi oluşturdu  Bunların yanında değindiği diğer toplumsal konular; Cumhuriyet' in kuruluş yılları insanının yeni yaşam biçimleri karşısındaki çatışkıları, gençlerin sorunları, kötü yola düşen kadınlar, 'küçük insanların dünyası ve çalışma koşulları, taşra yaşamından görünümler, gözlemler   sayılabilir.


Romanlarında olduğu gibi, sağlam bir diyalog kurgusu öyküsünün belirgin yanıdır  Biçimsel bir kaygıdan ise, konu birliğini önceler  Eleştirel bir yaklaşımla yazdığı bir takım kısa öykülerinde mizah öğesi ağır basar


Oyun yazarlığı

Tiyatro alanındaki çalışmalarına Meşrutiyet döneminde Zaman Gazetesi'nde tiyatro eleştirileri yazarak başladı (1918-19) Daha sonra, yazdığı oyunlarının birkaçı (Hançer, Eski Rüya, Taş Parçası  ) Dörülbedayi'de oynandı  Çeşitli uyarlamalar yaptı  Gönül adlı bir komedisi, bir oyun yarışmasında birincilik aldı  İlk oyunlarındaki hümanist tavrı, ülkedeki yeni toplumsal yapının getirdiği sorunlara yönelişte eleştirel bir gözlemciliğe dönüştü  Bu değişimi yansıtırken, gelişen yeni yapının ilerici atılımlarının sonuçsuz kalışıyla beliren çatışmaların, çelişkilerin toplumun değişik kesimlerindeki yansıları, sorunsallığı oyunlarının başlıca konusunu oluşturdu.


Oyunlarında da, toplumsalla bireyseli bir arada işlerken, yer yer gülmece öğelerinden yararlanır  Konularının seçiminde halka yönelik bir anlayışla, yalın anlaşılır bir dil kullanır  Konu ve dil yönünden, toplumun her kesiminden insanın anlayabileceği bir bütünlük içinde kurmuştur oyunlarını  Değişik yaşam kesitlerinden sorunlar getirirken, ustaca bir gözlemle bu kesim insanlarından başarılı tipler ve karakterler çizer.


Anadolu Notları adıyla topladığı gezi yazıları roman, öykü ve oyunlarına kaynaklık edebilecek gözlem yoğunluğuyla yüklüdür  Görevli olarak gezindiği Anadolu'da, Anadolu insanını ve sorunlarını, geleneksel yaşam özelliklerini, gezilen yerlerin yapısal görünümlerini yerinde gözlemle verir  Bu yazılarında, izlenimlerinin bir öykü duyarlığında işlemiştir.


Reşat Nuri, yazma uğraşısından söz ederken, nasıl yazdığını şöyle dile getirir: "Not almak, masa başında plan yapmak adetim değildir    Çok eskilerden beri zaman zaman zihnimde, adeta kendiliklerinden, çok iptidai bazı hikaye kanavaları çizilmiştir  İleride tekrar ele almak düşüncesiyle bir köşeye atarım  Evlerin hırdavat dolaplarındaki kırık çocuk oyuncakları gibi karmakarışık birikirler  Ara sıra bunlardan biriyle bir parça oynayıp tekrar yerine atarım  Bunları ressamların üçer beşer çizgilik ilk eskizlerine benzetmek de mümkündür  Şu fark ile ki onlar dolaptan yine eski halleriyle çıkarlar  Benim oyuncakların bir kısmı büsbütün kaybolmuşlar yahut çürüyüp dağılmışlardır  Fakat bazılarını da haberim olmadan şaşılacak derecede işlenmiş ve daha garip bugünkü aktüel duygular ve görüşlerimin tonunu tutacak derecede değişik tazelemiş bulurum  Böylece en yeni romanlarımın bazen yirmişer otuzar senelik, hatta belki daha fazla birer geçmişleri olduğunu söylersem yalan olmaz "***


REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN YAZDIKLARI


I  ROMANLARI


Çalıkuşu; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1338 (1922) - 1977
Gizli El; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1924 -1976
Damga; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1924 -1977
Dudaktan Kalbe; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1925 -1975
Akşam Güneşi; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1926 -1976
Bir Kadın Düşmanı; Yeni Matbaa, İstanbul, 1927-1976
Yeşil Gece; Suhulet Kütüphanesi, İstanbul, 1928 -1976
Yaprak Dökümü; İstanbul, 1930 -1977
Kızılcık Dalları; Muallim Ahmet Halit Kütüphanesi, 1932 -1976
Gökyüzü; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, 1935 -1976
Eski Hastalık; Kanaat Kitabevi, İstanbul, 1938 -1976
Ateş Gecesi; Semih Lütfi Kitabevi, İstanbul, 1942 -1975
Değirmen; Semih Lütfi Kitabevi, İstanbul, 1944 -1977
Miskinler Tekkesi; İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1961-1976
Harabelerin Çiçeği; Hadise Yayınevi, İstanbul, 1953 -1976
Kavak Yelleri; İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1961 -1976
Son Sığınak; İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1961 -1976
Kan Davası; İnkılap Kitabevi, İstanbul, 1962 -1972
Ripka İfşa Ediyor; 1949 yılında Ulus gazetesinde tefrika edilmiştir

II  ÖYKÜLERİ

Recm  Gençlik ve Güzellik; Türk Dünyası Matbaası, İstanbul, 1335 (1919)
Roçild Bey; Matbaa-i Ahmet İhsan ve Şürekâsı, İstanbul, 1335 (1919)
Eski Ahbap; Ahmed İhsan Matbaacılık Osmanlı Şirketi, İstanbul, (tarihi yok)
Tanrı Misafiri; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1927 -1977
Sönmüş Yıldızlar; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1928 -1977
Leylâ ile Mecnun; Suhulet Kütüphanesi, İstanbul, 1928 -1976
Olağan İşler; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1930 -1975

III  OYUNLARI


BASILMIŞ OYUNLARI


Hançer; Diken-İnci Neşriyatı Matbaası, İstanbul, 1336 (1920)
Eski Rüya; Hüsn-i Tabiat Matbaası, İstanbul, 1338 (1922)
Ümidin Güneşi; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1924
Gazeteci Düşmanı, Şemsiye Hırsızı, İhtiyar Serseri (Üç oyun); İstanbul, 1925
Taş Parçası; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1926
Bir Köy Hocası; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1928
Babür Şah’ın Seccadesi; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1931
Bir Kır Eğlencesi; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1931
Ümit Mektebinde; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1931
Felaket Karşısında Gözdağı, Eski Borç (Üç oyun); Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1931
İstiklâl; Hâkimiyet-i Milliye Matbaası, Ankara, 1933
Vergi Hırsızı; Devlet Matbaası, İstanbul, 1933
Hülleci; Devlet Basımevi, İstanbul, 1933
Bir Yağmur Gecesi; Ulusal Matbaa, Ankara, 1943
Yaprak Dökümü; M E B , İstanbul, 1971
Eski Şarkı; M E B , İstanbul, 1971
Balıkesir Muhasebecisi; M E B , İstanbul, 1971-1977
Tanrıdağı Ziyafeti; M E B , İstanbul, 1971-1977

BASILMAMIŞ OYUNLARI


Gönül ve İnhidam, 1916
Yol Geçen Hanı, 1944
Ağlayan Kız, 1947
Bu Gece Başka Gece, 1956
Daktilo Makinesi, (Radyofonik Oyun)

IV  GEZİ NOTLARI


Anadolu Notları, C  I-II, Kanaat Kitabevi, İstanbul, 1936-1978

V  ÇEŞİTLİ KİTAPLARI


Dil ve Edebiyat; Başvekâlet Müdevvenât Matbaası, Ankara (Tarihsiz)
Fransızca-Türkçe Resm’i Büyük Dil Kılavuzu (İsmail Hâmi Dânişmend, Ali Süha Delibaşı, Nurullah Ataç ile birlikte), Kanaat Kitabevi, İstanbul, 1935
Türk Kıraatı (Refet Avni ile birlikte ortaokullar için) İstanbul, 1930

 

 

975-10-1863-3
Reşat Nuri Gültekin
Türkçe
135 x 194 mm
2002
İstanbul
Siyah - Beyaz Baskı
İthal Kağıt
120 Sayfa
-

 

TOPTAN ALIMLAR İÇİN TALEBİNİZİ BURADAN İLETEBİLİRSİNİZ
Yazar:
Ekleme Tarihi: 22.01.2009, 01:13:51

*****


Yorum Yap

*
*
*

Resimde gördüğünüz karakterleri boşluğa giriniz.

  Tekrarçiz

Karakterler: 

  
*
  
  
*

Resimde gördüğünüz karakterleri boşluğa giriniz.

  Tekrarçiz

Karakterler: 


1. Kredi Karti ile Tek Ödeme
Visa / Master ile 6.50 TL

2. Havale / EFT ile Ödeme
Havale / EFT ile 6.50 TL

Banka Hesap Numaraları


3. Posta Çeki ile Ödeme
Posta Çeki ile 6.50 TL Hesap No: 962 35 87 - Erdoğan Kitap Dağıtım Paz.

4. Kapıda Ödemeli
Toplam Sipariş Bedeli + Kargo Bedeli ve +4TL Tahsilat Bedeli Uygulanmaktadır.


6. Kredi Kartı Taksitli Ödeme
Taksit Adedi
   2  Taksit
   3  Taksit
   4  Taksit
   5  Taksit
   6  Taksit
   7  Taksit
   8  Taksit
   9  Taksit
   10  Taksit
   11  Taksit
   12  Taksit
Taksit Tutarı Toplam
3.25 TL 6.50 TL
2.17 TL 6.50 TL
1.72 TL 6.89 TL
1.39 TL 6.96 TL
1.17 TL 7.02 TL
1.01 TL 7.09 TL
0.89 TL 7.15 TL
0.81 TL 7.28 TL
0.74 TL 7.35 TL
0.67 TL 7.41 TL
0.62 TL 7.48 TL


 

Siparişlerin gönderim süreci, kredi kartı güvenlik kontrolünün tamamlanması veya havale/eft ödemelerinin onaylanması ile başlar. Gün içinde saat 18:00 ve sonrasında verilen siparişler bir sonraki iş gününde işleme alınır, nadiren 18:00'a kadar verilen siparişler aynı gün işleme alınabilmektedir.


Ortalama gönderim süresi ürün gruplarına göre değişmektedir. Genel olarak ürünler ortalama "0 - 3" iş günü içerisinde kargo firmasına teslim edilmektedir, nadiren tedarik sürecine bağlı olarak kısa süreli gecikmekler yaşanabilir. Bu durumda size e-posta yada telefon ile bilgi verilir.


Gönderi süreci; başarılı olarak kredi kartı ile yapılan ödemelerde direk işleme alınır, havale/eft ile ödemelerde ise; yaptığınız alışverişin gönderilmesi için önce havalenin bize ulaşması gerekir, siparişiniz havale işlemi onaylandıktan sonra kargoya verilir.


Kapıda ödemeli gönderimlerde genel Kargo bedeli ve + 4TL Tahsilat bedeli alınmaktadır, gönderimler için telefon ile onay alınmaktadır. (0212) 515 05 55


Siparişinizin adrese teslim süresi, siparişinizdeki diğer ürünlerin kargoya verilme süresine ve teslimat adresinize göre değişkenlik gösterebilir. Kargo firmaları pazar ve resmi tatil günlerinde teslimat yapmadığı için söz konusu günlerde verdiğiniz siparişler bir sonraki iş gününde kargoya teslim edilir.

 


Yükleniyor...